Ekonomi

img

SİR BRE ZINDIK YAZDI: "İŞSİZLER ORDUSU TSK'YI GEÇTİ!"

Yıl 1970ler. Ahmet Ağa’nın oğlu Mehmet bir yandan hayvanları güderken diğer yandan ise elinde ders kitabı ağacın dibinde ders çalışıyor.

Tabi işi zor..!

İlkokulu bitirse bile köydeki işten güçten ortaokulu, liseyi okuması onun için bir hayal ama bizim Mehmet okumaya kararlı. Bir şekilde ortaokulu ve liseyi kasabada okuduktan sonra hayali üniversiteye geçip vatana ve millete hayırlı bir evlat olabilmek.

Bir yolunu bulan Mehmet bir şekilde üniversite sınavlarına girerek okumak istediği bölüme giriyor. Fakat o zamanlar şimdiki kadar üniversite yok, yarışacağı milyonlarca rakibi de mevcut değil. Çünkü o zamanlar memleketin imkanları zayıf, üniversitelerin sayısı az..!

O dönemler iş gücünün büyük bir çoğunluğu tarımla uğraşırken çok az bir kısmı üniversite okuyup devlet kademesinde veya iş dünyasında yer edinebiliyordu…

Sene 2019..!

Güncelleştirilişmiş haliyle YKS(Öğrencilerin Korkulu Rüyası) yani Yükseköğretim Kurumları Sınavı ismiyle bildiğimiz sistem her yıl milyonlarca öğrenciyi 206 üniversiteye yerleştirmeye çalışmakta. Bu üniversitelerin 129'u devlet üniversitesi, 77’si ise vakıf üniversitesi.

Öğrenim düzeyine göre öğrenci sayısına baktığımız zaman ise 2018-2019 dönemi içerisinde Önlisansta 2 milyon 829 bin 430, Lisansta ise 4 milyon 420 bin 699 öğrenci okuyor. Toplamda 7 milyon 250 bin 129 öğrencinin ortalama 4’te 1’inin bu sene mezun olacağını var sayarsak yaklaşık 1 buçuk milyon öğrenci bu sefer de iş bulabilmek için yarışacak.

Asıl sorun burada başlıyor..!

Öğrencilerimiz mezun olduktan sonra 4 yıllık üniversite hayanın neredeyse boşa geçtiğinin farkına varıyor. Çünkü mezun olduktan sonra aynı pozisyonlara ve sınırlı kontenjanlara karşı binlerce rakiplerinin olduğunu görüyor. İşte tam bu noktada öğrencilerimiz çaresiz bir şekilde işsizler ordusunu katılıyorlar. Artık bu noktadan sonra da mimarlık okuyup dönercilik yapan mı ararsınız, işletme okuyup kargo firmasında kuryelik yapan mı?

Peki suç kimde?

Hadi yine iyisiniz. Çünkü suç tamamen sistemin yanlışlığından ve Eğitim Bakanlığının plansızlığından kaynaklanmaktadır. Ancak hersey çok daha güzel olabilirdi. Nasıl mı?

Meslek Liseleri ve Almanya’da uygulanan 30 a 70 sistemi..!

Bu sistemde kısaca öğrencilerin yüzde 70’i meslek liselerine yönlendirilirken geriye kalan yüzde 30’luk kısım akademik liselere yönlendirilmektedir. Bu akademik liseler gelecekte ülkenin ve iş dünyasının yönetici kademelerini yetirirken meslek liseleri ise üretimin bel kemiğini oluşturan vasıflı eleman yetiştirir.

Bizde ise durum tam tersi. Öğrencilerin neredeyse 30’u mesleki ve teknik liselere yerleşirken geri kalanı akademik liselere yerleştirilmekte. Ancak burada önemli bir nüans var o da akademik liselerimizin büyük çoğunluğunu İmam Hatip Liseleri oluşturmaktadır.

İleriye yönelik planlama yapılmadan ve ülkenin ihtiyaçları belirlenmeden öğrencilerimizi sanki yarış atıymış gibi böyle bir yarışa sokmak sadece onları değil ülkemizin de geleceğini karanlığa sürüklemektir.

Ki yukarıda da vermiş olduğum örneklerden göreceğiniz üzere öğrencilerin bir çoğu mezun oldukları bölümlere dair iş alanında çalışmak yerine mezun oldukları bölümlerle alakası olmayan iş alanlarında çalışmak zorunda kalıyor ve bu da gelecek neslimiz için üreten değil tüketenler ordusu yaratmamıza sebep oluyor.

Aynı zamanda okuduğu bölümlerle alakası olmayan işlerde çalışan gençlerimiz bir süre sonra çalıştıkları mevcut işi de beğenmiyor ve sürekli iş değiştirme döngüsüne giriyorlar.

Halbuki öğrencilerimiz küçük yaşlardan itibaren karakter ve yetenek analizleri yapılarak ezbere dayalı zorlayıcı bir sistem yerine ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda mesleki yönlendirmelerle  öğrenim görseler hem işsizlik sorununa karşı büyük bir çözüm bulunacak hem de sektörlerin yaşamış olduğu kalifiye eleman sorunu ortadan kalkacaktır.

Tüm bu anlattıklarımdan sonra TÜİK Nisan 2019 verilerine baktığımda görüyorum ki ülkemizin mevcut işsizlik oranı yüzde 13 olarak açıklanmış. Ne acı değil mi? Her gün sokakta umursamadan görmüş olduğumuz yüzlerce yetenek aslında eğitim sistemimizdeki yanlışlıklardan dolayı başarısızlık yaşadıkları iş alanlarında çalışmaya zorlanıyor.

Buradan yetkililerimize seslenmek istiyorum. Dünya’da başarılı olmuş binlerce sistem varken neden hala kendi başarısız sistemlerimizle devam etmek zorunda bırakılıyoruz..?

Celal Eren Çeli̇k Hakkında

9 Mayıs 1980 tarihinde Ankara'da Dünya'ya gelen Celal Eren Çelik,1999 yılında yerel bir gazetede başladığı gazetecilik hayatına 2000 yılı itibariyle IŞIK TV,BAŞKENT TV,PARLAMENTO DERGİSİ, EKONOMETRİ DERGİSİ'nde muhabir,editör ve program sunucusu olarak devam etti... 2002 yılında hafta içi 5 gün yayınlanan "GÜNÜN İÇİNDEN" programını 385 bölüm hazırlayıp sundu. 2009 yılında sarı basın almaya hak kazandı.Aynı sene dünyaca ünlü haber kanalı BBC'nin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ortaklaşa düzenlediği bir eğitime katıldı,eğitim sonrası gerçekleşen sınavda başarılı olarak o yıl Türkiye'de 34 gazetecinin aldığı "Uluslararası Gazetecilik" sertifikasını aldı. Yine 2009 yılında Başkent TV'de "Celal Eren Çelik ile Son Ajans" isimli gece haber bültenini hazırlayıp sundu."SON AJANS" isimli gece bülteni 400 bölüm yayınlandı.Aynı kanalda hafta içi Salı günleri yayınlanan "ALTERNATİF GÜNDEM" programının hazırlayıcısı ve sunucusu oldu. Meslek hayatı boyunca iki yüzden fazla özel habere imza atan Celal Eren Çelik,Türkiye'nin önde gelen siyasetçi,iş adamı ve akademisyenleri ile çeşitli röportajlar gerçekleştirdi. 2011 yılında kuruluş sürecindeki BEYAZ TV'nin gece editörü olarak göreve başlasa da yaşanan editöryal müdahaleler sonrasında görevinden istifa ederek "Medya Metropol" firmasını kurdu. Gazetecilik faaliyetlerini daha sonra kurulan ikinci firması "Medya Metropolis" üzerinden sürdüren Celal Eren Çelik halen Medya Metropolis bünyesinde yer alan ve Ankara genelinde yayın yapan Metropol Gazetesi ve ulusal olarak yayın yapmakta olan ekonomi ve iş dünyası dergisi EKO PRESTİJ ve dijital olarak yayın hayatını sürdüren KRİPTEKS DERGİSİ'nin İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürmektedir.Celal Eren Çelik son olarak gazzetta9.com haber sitesini kurarak Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenmiştir. Celal Eren Çelik ilk kitabını İÇERİDEN FETHEDİLEN KALE:CHP ismi ile çıkartırken, ikinci kitabı ise KUKLACI:KÜRESEL KONSEYİN EFENDİLERİ ismi ile okuyucularla buluşmuştur.Çelik ayrıca e-kitap olarak yayınlanan ve 9 kitaptan oluşan bir dijital kitap serisinin de yazarıdır. 14 yıllık bir evliliği olan Celal Eren Çelik, halen tarih,gizli cemiyetler ve örgütlenmeler ile siyaset alanındaki araştırma çalışmalarına devam etmektedir.

Yorumlar

Üyeliğiniz durdurulmuş veya giriş yapmadığınız için yorum yazamıyorsunuz..