Dosya Haber

img

DOSYA HABER: DÜNYA'NIN "DANIŞTIĞI" ADAM: CÜNEYD ZAPSU

gazzetta9.com DOSYA HABER

Celal Eren ÇELİK
Son günlerde ABD ile Türkiye ile ilişkiler giderek gerilirken, AKP de belki de kurulduğu günden bu yana ABD ile ilişkilerinin en kötü olduğu 2. dönemi yaşıyor…

İ"kinci dönem" zira AKP ile ABD ilişkileri en kötü dönemini TBMM “1 Mart Tezkeresi”ni reddettiği zaman yaşamış AKP ile ABD arasındaki ilişkiler kopma noktasına gelmiş krizi ise o zamana kadar Türkiye’nin pek de adını duymadığı bir “danışman” devreye girerek çözmüştü…

İşte yıllardır krizi çözmek için “Süpürmeyin kullanın” ifadelerini krizi çözmek için kullandığı iddiası adeta bir efsaneye dönüşen o isim Cüneyd Zapsu idi…

Ve Zapsu için“Yeni partilerin” doğum sancısı yaşadığı, derin koridorlarda yeni küresel bağlantıların yapılma çalışmalarının yürütüldüğü şu günlerde herkes yenilenecek İstanbul seçimlerine odaklanmışken “sürpriz” bir şekilde “sahalara dönebileceği” fısıltıları dolaşmakta…

Peki hangi girift ve önemli ilişkilerdir Cüneyd Zapsu’yu bu kadar kritik,önemli ve hatta çoğu zaman “dokunulmaz” kılan…
 

İşte Cüneyd Zapsu dosyamızın kapağını kaldırıyoruz

ZAPSUNUN "DERİN" KÖKLERİ: "BEYAZ" KÜRT BİR AİLE,GÜÇLÜ BİR TARİKAT KOLU...

Cüneyd Zapsu ismini Türkiye belki 2002 yılında duydu ama Zapsu “Ailesi” nedeni ile çok ama çok köklü ve “enteresan” bir kökene sahip ... O nedenle ilişkiler ağından önce şöyle bir "Aileye" bakacağız dosyamızda...

Cüneyd Zapsu ünlü Kürt Aşireti Bedirhan Aşireti’nden… Bedirhan Aşireti,Bedirhan Bey zamanında 1845 yılında Osmanlı’ya başkaldırıyor ve kendi adına para bastırıp hutbe okutan Bedirhan Bey Cizre merkezli olmak üzere bağımsızlık ilan ediyor…

Kendisine önce Diyarbakır Valisi Hayreddin Paşa tarafından bölgenin önemi şeyhleri tarafından “nasihat” mektubu gönderiliyor,sonrasında bizzat Padişah Abdülmecit tarafından itaat etmesi için mektup yazılıyor.

KAYNAK:Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, İ.MSM, 50/1266 ve Başbakalık Osmanlı Arşivleri, HR. MKT, 18/49

Ancak bunları görmezden gelen Bedirhan Bey 1847 yılında önce yalnızlaştırılıyor sonrasında tasfiye edilip İstanbul’da “göz hapsine” alınıyor.
(Selim Meriç:BEYAZ KÜRTLERİN GİZLİ İKTİDARI,ODA TV,15.07.2012)

İşte efendim Cüneyd Zapsu bu Bedirhan Bey ile babaanne tarafından akraba oluyor hem de öyle uzaktan falan da değil…
Cüneyd Zapsu’nun babaannesi Fatma Hidayet Zapsu isyancı Bedirhan Bey’in torunu oluyor…

Dedesi de “enteresan” bir kişilik özellikle İslami çevrelerin yakından tanıdığı bir isim: ABDÜRRAHİM ZAPSU…

Dede Abdürrahim Zapsu Kurtuluş Savaşı esnasında kurulan ayrılıkçı KÜRT TEALİ CEMİYETİ’nin kurucusu, yine Necip Fazıl’ın önderi olduğu BÜYÜK DOĞU CEMİYETİ’nin de kurucuları arasında…

Abdürrahim Zapsu’nun özellikle “annesi” çok önemli… Zira Cüneyt Zapsu’nun “dedesinin annesi” olan Abdürrahim Zapsu’nun eşi Zeliha Hanım, Nakşiliğin Halidiye koluna bağlı Arvasi tarikatının şeyhi Seyyid Muhammed Arvasi'nin oğlu Muhyiddin Arvasi'nin kızıydı.

Böylece ailenin aşiret kadar belki de daha da önemli olan “dinsel”,önemli ve derin bağları başlıyor…

Bu arada Kürt milliyetçi çevrelerinin en tanınan ve etkin isimlerinden, faili meçhul bir cinayete kurban giden Musa Anter ise Cüneyd Zapsu’nun halasının kocası yani eniştesi…

İşte böyle bir ailenin çocuğu olan Cüneyd Zapsu hali ile çok önemli bağlantılara ve güçlü ilişkiler ağına çok genç yaşta sahip oluyor…

HALİDİYE TEKKELERİ KOL KOLA...

Şimdi efendim Nakşibendi Tarikatı’nın en etkin ve en politize kolu olan  Halidiye Kolu'nunTürkiye’deki 4 önemli tekkesi bulunmakta Kaşgari,Gümüşhanevi,İsmet Efendi ve Kelami Tekkesi…

Nakşiliğin belki de en önemli koluı olan Halidi kolundan,Halidi Şeyhi Abdülhakim Arvasi 1919 yılında işte bu tekkelerden Kaşgari Dergahı’nın postnişine oturuyor.

Bu arada not olarak belirtelim NUR Tarikatı kurucusu Said-i Nursi (Kürdi) de, Nakşibendiğin Arvasi kolunun kurucusu Halidi Şeyhi Abdülhkim Arvasi’in hocası Şeh Fehim Efendi'yi "ilim silsilesindeki en önemli üstadı" olarak kabul ediyor...Ancak Said-i Nursi ile Şeyh Abdülhakim Arvasi'nin arası Arvasi, Said-i Nursi'nin meşhur Nur Risaleleri'ni eleştirince açılıyor... Hatta Saidi Nursi Kastamonu Laikaları isimli mektubatında bu durumu şu sözler ile anlatıyor:

“Şahsım için mucib-i hayrettir ki, o itiraz eden zât, benim silsile-i ilimde en mühim üstadım olan Şeyh Fehim’in (k.s.) tilmizi (talebesi) ve en ziyade merbut olduğum (bağlandığım) İmam-ı Rabbânî’nin (r.a.) bir talebesi olduğu halde, herkesten ziyade kusurlarıma, eski karışık hayatlarıma, taşkınlıklarıma bakmayarak bütün kuvvetiyle imdadıma koşmak lâzım iken, maatteessüf, ondan tereşşuh eden bir itiraz, bazı zayıf arkadaşlarımıza fütur ve ehl-i dalâlete bir senet hükmüne geçtiğini çok teessüfle işittik. O ihtiyar zattan, çabuk bu su-i tefehhümü (yanlış anlaşılmayı) izale etmek için tamire çalışmasını, hem duasıyla, hem tesirli nasihatiyle yardımını bekleriz.”

Mektubun son cümlesi önemli zira Said-i Nursi arası bozuk olsa ve sitem etse de Şeyh Arvasi'ye olan saygısını ve etkinliğini "O ihtiyar zattan, çabuk bu su-i tefehhümü (yanlış anlaşılmayı) izale etmek için tamire çalışmasını, hem duasıyla, hem tesirli nasihatiyle yardımını bekleriz.” sözleri ile dile getiriyor...

Halidiliğin bu etkin kollarından olan, Said-i Nursi'nin dahi arasınıjn en bozuk olduğu dönemde bile saygıda kusur etmediği Arvasi'ler ile üstte belirttiğimiz gibi Cüneyd Zapsu, dedesinin annesi Zeliha Hanım üzerinden akraba...

AKP'ye en yakın cemaatlerden birisi olan ve Siyasal İslam networkünün cemaat/vakıf ayağındaki ticaret ayağını oluşturan meşhur Topbaş Ailesi’nin liderliğini yaptığı Erenköy Cemaati ise işte bu 4 büyük tekkeden Kelami Tekkesi’ne dayanmakta…

Ve Türkiye'nin en büyük firmalarından,Topbaş ailesinin en bilinen markası BİM’in kuruluşunda Kaşgari Tekkesinin Arvasi koluna akraba Cüneyt Zapsu ile Kelami Tekkesi’nden gelen Erenköy Cemaati’ni ortak olarak görüyoruz!

BİM’in sahibi ve Erenköy Cemaati Lideri Topbaş Ailesi ile Arvasi koluna akraba Cüneyt Zapsu siyaseten kimi destekliyor?

Nakşibendiğin Halidiye kolunun 4 büyük tekkesi içerisindeki bir başka “etkin” tekke olan Gümüşhanevi Tekkesi’ne bağlı olan Recep Tayyip Erdoğan’ı…

Cüneyt Zapsu’nun annesi ise Gaye Zapsu… Gaye Zapsu bir dönem Türkiye’nin en büyük traktör üreticisi olan ancak geçtiğimiz yıllarda iflas eden ünlü UZEL TRAKTÖRLERİ’nin kurucusu UZEL ailesinden.

Hatta 1996’ya kadar Zapsu Ailesi’nin anne Gaye Zapsu’nun dedesinden kalan %10’luk hisse ile UZEL TRAKTÖRLERİ’ne ortaklığı da var…

Bu arada UZEL AİLESİ ve Cüneyt Zapsu bağlantısına girmişken belirtelim…

Dün,geçtiğimiz yıllarda iflas eden UZEL TRAKTÖR’ün İstanbul Rami’de93,5 dönümlük arazi üzerine kurulu olan Uzel Makine Traktör Fabrikası'nın bina ve arazisi 1.İflas Müdürlüğü'nde yapılan ihalede 223 milyon 700 bin TL’ye, ipotek alacaklısı Vera Varlık tarafından satın alındı

Şimdi burada biraz duruyoruz…

Şu bilgiyi not edererk devam edelim... SOROS'un Türkiye'deki en yakın adamı Nafiz Can Paker'in kurucusu olduğu TESEV'de Cüneyt Zapsu "Danışma Kurulu Üyesi" iken TEKFEN HOLDİNG'in sahiplerinden Feyyaz Berker 46 numaralı "KURUCU ÜYE"...

Şimdi bugün gerçekleşen UZEL MAKİNE’nin fabrika satışına tekrar dönelim… Kim almıştı özellikle arazisi çok kıymetli olan bu fabrikayı? VERA VARLIK YÖNETİMİ A.Ş...

VERA VARLIK YÖNETİM A.Ş’nin sahibi Cevdet Erkanlı…
Kimdir Cevdet Erkanlı? Kendisi eski TMSF Başkan Yardımcısı olur… Bir özelliği daha var Cevdet Erkanlı’nın…

Erkanlı Türkiye’nin “enteresan” STK’larından birisi olan,üyeleri büyük şirketler ve üst düzey yöneticilerden oluşan Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin üyesi.Dernek bu büyük şirket ve üst düzey yöneticiler arasında “iş birliği” yapılması amacını taşıyor.

Derneğin en ilginç yanlarından bir tanesi ise temel ilklerinden birisini “Şeffaflık” olarak belirtirken üyelerini resmi sitesinden paylaşmıyor oluşu… Ama tabii araştırmak bizim işimiz, biraz araştırınca buluyoruz o listeyi de…

İşte bu “üyeler arasında iş birliğini arttırmayı” da kendisine gaye edinmiş Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nde Cüneyd Zapsu’nun bir dönem annesinden gelen %10’luk hisse ile ortak olduğu UZEL TRAKTÖR’ün fabrikasını ihale ile iflas dairesinden alan VERA VARLIK YÖNETİMİ A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Erkanlı “Bireysel Üye” olarak görülürken, Zapsu’nun TESEV'de birlikte olduğu Feyyaz Berker'in TEKFEN'i ise burada karşımıza en önemli kurumsal üyelerden birisi olarak çıkıyor!  Ve hatta bir dönem Başbakanlığı döneminde Erdoğan'ın danışmanlığını yaptığı sırada Cüneyd Zapsu'nun "TEKFEN'in gizli ortağı olduğu" iddialarının olduğunu da buraya not olarak ekleyelim...Tesadüf işte...

Şimdi de Zapsu'nun kayınpederinden devam edelim biraz isterseniz…

Cüneyt Zapsu’nun eşi, geçtiğimiz yıllarda vefat eden Nihat Boytüzün’ün kızı olan Beyza Boytüzün Zapsu… Şimdi efendim kimdir peki Cüneyt Zapsu’nun kayınpederi olan Nihat Boytüzün?

Çok ünlü bir turizmci ve reklamcı olan,Türkiye’nin Senegal ve Hindistan başkonsolosluğunu yapmış olan Boytüzün’ün ünlü de bir firması var:KAMERA REKLAM

İşte Nihat Boytüzün’ün o meşhur reklam şirketi KAMERA REKLA şirketinin %60'ı sessiz sedasız  FOX INTERNATIONAL’in sahibi CFR üyesi Robert Murdoch ortak alıyor…Murdoch firmanın ismini değiştiriyor Kamera reklam News outdoor oluyor... Bir süre sonra Murdoch sonra ise News Outdoor yatırım fonu Actera Group'a satılıyor... Peki ACTERA GRUP neyin sahibi dersiniz? MEY İÇKİ'nin... Özellikle MURDOCH-ACTERA-MEY İÇKİ üçlüsünü not edin az sonra çok daha iyi anlayacaksınız...

Kaynak: (Serpil Yılmaz, Milliyet gazetesi, 27 Temmuz 2006)

Roberth Murdoch’un Türkiye’de en yakın olduğu isim de hali ile Cüneyt Zapsu… Zapsu AKP içerisinde faal olarak görev aldığı 2002-2008 yılları içerisinde Murdoch ile Egemen Bağış-Ömer Dinçer bağlantısını kuruyor…

Devam ediyoruz ilişkilere ve bu “Murdoch Bağlantısının” stratejik önemine…

Az önce belirttiğimiz Nakşiliğin Halidiye kolunun Türkiye’deki en önemli 4 tekkesinden birisi Gümüşhanevi Tekkesi’nin bir başka ilginç özelliği var…

İstanbul’da faaliyet gösteren,şeyhi Küçük Hüseyin Efendi olan ve müritleri arasında Üzeyir Garih’in babası Azra Garih gibi isimlerin de bulunduğu bir tarikat var:ARUSİ TARİKATI…

Küçük Hüseyin Efendi ölmeden önce yerine “halife”/ şeyh bırakmıyor ve müritlerine kendi ölümünden sonra Gümüşhanevi Tekkesi’ne intisap etmelerini vasiyet ediyor…

Müritlerden bir kısmı Küçük Hüseyin Efendi’nin ölümü ile birlikte vasiyeti yerine getirip Gümüşhanevi tekkesine katılırken bir kısmı ise ünlü “Mardin” ailesinin kurucu büyüklerinden Ömer Fevzi Mardin’in şeyhlik postnişine oturması ile ARUSİ tarikatını devam ettiriyor ancak ARUSİ Tarikatı ile Gümüşhanevi tarikatı o tarihten sonra adeta iç içe giriyor,çok sıkı ilişkiler kuruluyor.

Ömer Fevzi Mardin’in ilginç ilişkileri var…Mesela Rahip Buchmann gibi…1949 yılında ise Ömer Fevzi Mardin, Küresel Güç odaklarının ABD eli ile yürüttüğü 5. kol çalışmalarının önemli temsilcisi "Manevi Cihazlanma Teşkilatı" kurcusu Rahip Buchmann'dan bir davet alıyor...

Mardin,Bu davet ile birlikte İsviçre'de bir şatoda dünyanın dört bir yanından gelen "diyalog" sevdalıları ile (!) buluşuyor.Buluşmakla kalmıyor bir de konuşma yapıyor...

Nereden mi biliyoruz? Mardin bu konuşmasını "İslamiyet ve Ehl-i Kitap Ailesi" kitabına aynen aktardı. Bakalım ne demiş?

Ömer Fevzi Mardin kitabında aynen şöyle yazıyor: "Müslümanlık devrinin bugün faal görevlerini bu varlıklı, imkánlı millet olan Amerikalılar üzerine almış bulunuyor. Çünkü Allah onları bu işe seçmiş, hazırlamış ve harekete geçirmiştir."

İşte Müslüman tarikat şeyi, “ABD SEVDALISI”, “DİNLER ARASI DİYALOG ÖNCÜSÜ”Ömer Fevzi Mardin pek çok ünlü ismi barındıran (Şerif Mardin,Betül Mardin,Eblula Mardin) eski adı ile EL AZRAK, İstanbul’a yerleştikten sonraki isimleri ile önce MARDİNİ,sonra MARDİN olan köklü ailenin bir başka önemli ismi ise Dünya müziğinin en önemli isimlerinden birisi olarak kabul edilen Arif Mardin’di…

Pek Arif Mardin ABD’de hangi şirkette kiminle ortaktı? Atlantic Records şirketinde Ahmet Ertegün ile… Ahmet Ertegün’ün babası Münir Ertegün’ün ise Washington Büyükelçisi!

Ahmet Ertegün'ün babası Münir Ertegün bir başka önemli Nakşi tekkesi olan Özbekler tekkesinin şeyhi İbrahim Edhem Efendi'nin kızı Ayşe Hamide'nin oğludur.

KAYNAK:(Soner Yalçın, Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı s.48)

Bunla da bitmiyor, Münir Ertegün öldükten sonra gömüldüğü ünlü Nakşibendi tekkesi “ÖZBEKLER TEKKESİ”nin Şeyhi Şeyh Ata Efendi de Ahmet Ertegün’ün amcası!

İşte o Ahmet Ertegün daha sonra Cüneyd Zapsu’nun en yakın adamı olduğunu belirttiğimiz Rupherth Murdoch ile ortak olup TGRT’yi satın alıyor AKP iktidarında…Bağlantıyı kuranı söylememize gerek yok sanırım…

Yani 2 önemli Nakşi dergahı olan ÖZBEKLER TEKKESİ ve KAŞGARİ TEKKESİ Ertegün-Zapsu işbirliği ile Murdoch’un Türkiye bağlantılarını sağlıyor!

Peki Murdoch nerde etkin ABD’de? AKP iktidara gelirken ABD’yi yöneten Cumhuriyetçi Neo-Con’lar ile çok yakın,Dünya siyasetini dizayn eden en önemli yapılanmalardan CFR’nin “Protokol” üyelerinden…

Cüneyd Zapsu deyince ilişkiler ağını say say bitiremiyorsunuz, boşa “DÜNYA’NIN DANIŞTIĞI ADAM” demedik Cüneyd Zapsu için…
Cüneyd Zapsu’nun bir danışmanlık şirketi var: CÜNEYD ZAPSU DANIŞMANLIK A.Ş…

Bir bakıyoruz mesela Cüneyd Zapsu, Erdoğan Aydın Doğan’a 2008 itibariyle alenen savaş açmışken, 2009-2012 arasında Aydın Doğan’ın Alman ortağı,Alman istihbaratı BND ile girift ilişkileri olan Axel Springer’in “KIDEMLİ DANIŞMANI”…

62- Doğan ile Erdoğan arasındaki kavga kamuoyu önünde sürerken perde arkasında Zapsu “Dengeleri” kuruyor…

COCA-COLA CEO’luk görevine Muhtar Kent getiriliyor, Muhtar Kent CFR üyesi yapılıyor…COCA-COLA’nın “Kıdemli Danışmanı” Cüneyt Zapsu oluyor…

Ruslar Türkiye’de AKKUYU NÜKLEER SANTRAL ihalesini alıyor, Cüneyd Zapsu AKKUYU NÜKLEER A.Ş’de Yönetim Kurulu üyesi oluyor… Burada Zapsu’nun bir açıklaması oldukça ilginç “Beni Türk tarafı değil Ruslar Yönetim Kurulu’na atadı” diyor Zapsu…

Yani ABD’li olduğu kadar Rus’lardan da çok “hatırlı” dostlar ile girift ilişkiler ağı kurulmuş…

Türkiye’nin en önemli kazanımlarından birisi olan ve işçilerin direnişi ile hafızalarımıza kazınan TEKEL özelleştirmesi sürecine gidiyoruz şimdi…

Tarih yaprakları 2003 yılını göstermekte ve Türkiye’nin en büyük kamu kurumlarından bir tanesi olan TEKEL büyük tartışmalar ile özelleştirilmektedir…

Özelleştirme ile ihaleyi Nurol-Limak-Özaltın-Tütsab Ortak Girişim Grubu alır… Bu grupların her biri AKP döneminde servetlerini aldıkları ihaleler ile katlayacaklardır sonraları…

Ancak çok değil aradan 3 yıl geçtikten sonra TEKEL’in alkollü içki bölümünün özelleşmesi sonrası kurulan MEY İÇKİ’ye “yabancı talip” çıkar…

Ve 2006 yılında MEY İÇKİ bir kez daha el değiştirerek 800 milyon dolara Amerikalı TEXAS PACİFİC GROUP’a satılıyordu.2006 yılında MEY İÇKİ’yi 800 milyon dolara satın alan TEXAS PASİFİC GROUP ise aradan sadece 5 sene geçtikten sonra MEY İÇKİ adını verdiği TEKEL’in alkollü bölümünü İngiliz Diageo’ya 2.1 milyar dolara sattı...

Peki nasıl olmuştu da sadece 5 sene içerisinde 3 katından fazlasına satılmıştı TEKEL’in alkollü içkiler bölümü, ya da yeni adı ile “MEY İÇKİ” yeni sahibi tarafından? Kimse anlam veremiyordu bu yüksek satış bedeline

Ancak işin perde arkasını bilenler için hiçbir sürpriz yoktu.

Zira TEXAS PACİFİC GROUP son derece "stratejik" bir görevlendirme yaparak, 2008 yılından sonra Türkiye’deki “KIDEMLI DANIŞMANLIĞI” görevini Cüneyd Zapsu’ya vermişti!

Ayrıca Zapsu’nun yolları MEY İÇKİ ile ilk kez kesişmiyordu…Yukarıda da belirttiğimiz gibi Zapsu'nun kayınpederi Nihat Boytüzün'ün efsane reklam firması KAMERA REKLAM'ı alan Murdoch bu firmanın adını değiştirmişti...Sonrasnda ise  Actera Group'a satmıştı... İşte o ACTERA GROUP bugün Zapsu'nun KIDEMLİ DANIŞMANI olduğu TPG'nin bir dönem satın aldığı MEY İÇKİ'nin yeni sahibi durumunda...

Zapsu’nun ilerleyen bölümlerde göreceğiniz üzere,MEY İÇKİ satılında yoollarının kesiştiği  LİMAK ile oldukça iyi ilişkileri vardı… Yıllar sonra ise Limak ile yolları bir STK’da kesicekti…Onu da yazacağız ama biz buradan devam edelim…

Bu arada TEXAS PACIFIC GROUP'un 2014 yılında bir yatırımı oldu... ABD'de kurduğu Chobani Yoğurtları ile milyar dolarlık servet yapan Türk iş adamı Hamdi Ulukaya'ya TEXAS PACIFIC GROUP tam 750 milyon dolarlık yatırım yaptı.. 

Ve tabii ki  TPG'nin bu yatırımında da KIDEMLİ DANIŞMAN yine Cüneyd Zapsu'ydu... 

FINDIK BARONU CÜNEYD ZAPSU

Tabii Türkiye aslında belki de Cüneyd Zapsu’yı “FINDIK” sektörünün belirleyici isimlerinden birisi olarak tanındı ticari olarak…

AKP’nin “FİSKOBİRLİK’i önce borçlandırıp ardından devreden çıkarttığı” ve fındık üreticilerini “tüccara” mahkum ettiği fındık politikasının mimarıydı Zapsu… Nasıl olmasın zira en büyük 3 fındık ihracatçısından birisi, yani en büyük “tüccar” kendisi ve şirketi BALSU GIDA TİCARET A.Ş’YDİ!

Ama Türkiye’nin en önemli döviz kaynaklarından birisi olan ve Dünya fındık ihtiyacının %75’ini karşılayan Türkiye’nin en büyük fındık ihracatçısı Trabzon merkezli Oltan Gıda’ydı…

Oltan Gıda bir süre önce Nutella’nın da sahibi olan ünlü İtalyan Devi Ferrero’ya satıldı… Oltan Gıda Ferrero tarafından mali sıkıntı yaşadığı dönemde önce açılan krediler ile borçlandırılmış,sonrasında ise adeta "ele geçirilmişti"...

Peki Ferrero’ya ait olan Nutella’nın uzunca bir dönem Türkiye temsilciliğini kim yapıyordu dersiniz? Bingo! Tabii ki Cüneyd Zapsu…

Bu arada son TÜSİAD Başkanlık seçimlerinde “sürpriz” biçimde bir isim TÜSİAD’ın yeni başkanı olmuştu: Simone Kaslowski… Simone Kaslowski’nin babası ise ünlü iş adamı Aldo Kaslowski’ydi…

Ve Aldo Kaslowski nereye yönetim kurulu başkanı olarak atanmıştı dersiniz? Evet Aldo Kaslowski FERRERO’nun Yönetim Kurulu Başkanı oldu 2017 yılında ve “KIDEMLİ DANIŞMAN” kim dersiniz? Tabii ki Cüneyt Zapsu…

Yani Zapsu Türkiye’nin en büyük fındık ihracatçısı olan Oltan Gıda’yı satın alan FERRERO’nun “KIDEMLİ DANIŞMANI”, Türkiye’nin en büyük 3. Fındık ihracatçısı BALSU A.Ş’nin ise sahibi…

Bu 2 milyar dolardan fazla bir pazar olan fındık ihracı pazarının en büyük 3 oyuncusundan 2’si olan FERRERO’da kıdemli danışman, BALSU A.Ş’de firma sahibi olarak Zapsu’nun bu sektörü kontrol altına alması ve Dünya fındık ihtiyacının %75’ini Türkiye karşıladığı için Zapsu’nun bu alanda küresel bir “baron” haline gelmesi anlamını da taşıyor…

 

 

Devam ediyoruz… Şimdi tarih yapraklarımızı 2008’e doğru geri çeviriyoruz…

ZAPSU-ROTHSCHİLD-KRALİÇE BAĞI...

2008 yılının Mayıs ayında İngiliz Kraliçesi II.Elizabeth,İngiliz uçak gemisi ile İstanbul’a gelmiş,uçak gemisi Türk karasularına girmesine rağmen gemiye Türk bayrağı asılmamış ve gemi İstanbul’un 1.Dünya Savaşı esnasında işgali esnasında İngiliz gemilerinin demirlediği yere demir atmıştı…

Kraliçe II.Elizabeth savaş gemisinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşi Hayrinüsa Gül’ü ağırlarken bu çok özel davete 2 kişi daha çağrılmıştı: Egemen Bağış ve tabii ki Cüneyd Zapsu…

“Hadi Egemen Bağış bakandı o dönem bir nebze anlaşılır da Zapsu’nun ne işi var?” derseniz bizce demeyin zira çok işi var…

İngiliz Kraliyet ailesi ve İngiltere Dünya’yı yöneten güçlerden Rothschild Ailesi’ni temsil ederler…
Rothschilds Ailesi ise aynı zamanda İngiltere’nin en köklü,en prestijli ve en büyük bankalarından birisi olan Barclays Bank’ın sahibidir.Şöyle ki; Barclays Bank'ın Grup Başkanı olan Marcus Agius,Edmund de Rothschild'in kızı ile evli...!

“Peki Cüneyd Zapsu ile arada nasıl bir bağ var?” derseniz işte Zapsu Rothschild Ailesinin ünlü Barclays Bank’ının da “KIDEMLİ DANIŞMANI” ve tabii İngiliz Kraliyet Ailesi ile de yakın ilişkileri var desek? Nasıl ama?

CÜNEYD ZAPSU "PARAYA" "GİZLİ İMZA" ATIYOR...

Para demişken,banka demişken bizatihi "paranın" kendisinden bahsedelim biraz ve sizi Cüneyd Zapsu bu "işe" de nasıl el atmış neler olmuş yazalım...

Cüneyd Zapsu'nun yıllardır yanından ayırmadığı, "karakutusu" ve sağ kolu olarak bilinen bir isim var:Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu... Hatta Ekşioğlu bir dönem AKP'den milletvekili adayı da olmuş ancak seçilememişti.

Cüneyd Zapsu'nun "sağ kolu ve karakutusu" dedikse öyle laf olsun diye mecaz anlamda söylemedik... Ekşioğlu için bakın Dünya Gazetesi'nden Kerim ÜLKER, "BİZDEN DUYMUŞ OLUN" isimli köşesinde, SICPA A.S ortaklığını irdelediği,17 NİSAN 2017 tarihli , yazısında bakın aynen şöyle diyor: "Zapsu Ailesi'nin sahibi veya ortak olduğu hemen hemen her şirketin yönetiminde yer alan bir isim. Halo Danışmanlık, 5.5 milyon TL sermayeli Solarpower Enerji, 16 milyon TL sermayeli Balsu Gıda, Cüneyd Zapsu Danışmanlık A.Ş, iflas bayrağını çeken 44 milyon TL sermayeli For You Mağazacılık, Balsu Enerji bunlardan birkaçı…"

Şimdi işte bu Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu İsviçreli SICPA A.S isimli bir firmanın %30'unu satın almak için 2017'de pazarlık masasına oturdu...

Kimdir ne iş yapar peki bu SICPA A.S... Tüm Dünya üzerindeki kağıt paraların yani banknotların "güvenlik teknolojilerini" üreten şirket...Yani sahte yahut gerçek para olması elinizdeki paranın işte bu şirketin teknolojisine bağlı,o kadar stratejik bir şirket!

Kurucusu kim diye bakıyoruz ve karşımıza ilginç bir isim çıkıyor:1927'de SICPA A.S'yi İsviçre'de kuran isim  Maurice Amon. Amon'un en büyük özelliği ise çok ateşli bir "SİYONİZM" savunucusu olması... Zaten SICPA A.S de "SİYONİZMİ" savunması ve SİYONİST kurum ve kuruluşlara verdiği destek ile tanınıyor...

Örneğin firmanın ortağı ve tepe yöneticisi olan Philppe Amon Siyonist JN1 adlı haber kanalının, Yahudi Dünyası Konferansı (Jewish World Conference) ile Siyonist Herzilya'nın da finansal destekçilerinden birisi...

Şimdi ise 2017 yılının Aralık ayına gidiyoruz... Kimin kazanacağı uzun süredir kamuoyunda tartışılan bir ihale gerçekleştiriliyor:54 müze ve örenyerinin gişelerinin kiraya verilmesi ile ilgili ihale...

İhaleye Turkuvaz, Sicpa ve Lapis firmaları katılırken,ihalenin kazananı Turkuaz firması oldu... Ancak Kültür Bakanlığı ihaleyi Turkuaz firmasına vermedi ve iptal ederek yeniden ihaleye çıktı.

Bu kez açık arttırma usülü yapılan ihaleye Kanal 7'yi de bünyesinde barındıran Beyaz Holding’in Etkin Eğitim firması ve İsviçre kökenli Sicpa Turkey katıldı ve fazla çekişmeli geçmeyen bir ihale sonrasında ihaleyi "Zapsu'nun karakutusu ve sağ kolu olan" Cavidan Gülşen Karanis Ekşioğlu'nun ortağı olduğu SICPA A.S TÜRKİYE 3.907.000.000,00 TL teklif bedeli ile kazandı...

Zapsu banknotlara girmiş, müzelerden çıkmıştı... 

ZAPSU'NUN İNGİLİZ BÜYÜKELÇİ İLE BAĞLANTISI...

Sadece bu da değil Zapsu’nun İngiltere bağlantısı… Zapsu aynı zamanda Londra merkezli İngiltere’nin en büyük 4 reklam ve halkla ilişkiler şirketinden birisi olan WPP PLC.’nin 2013-2018 yılları arasında “DANIŞMA KURULU ÜYESİ”

Peki efendim bu küresel reklam ve halkla ilişkiler firmasının yönetim kurulu başkanı kim? Philip Lader.. Philip Lader ise İngiltere’nin ABD Büyükelçilerinden ve CFR'nin Avrupa'daki karşılığı olan Catham House'un toplantılarının müdavimlerinden olur kendisi…

Ayrıca eşi Linda Lader ile birlikte kurdukları çok önemli bir “Organizasyon” var: NEW RENAISSANCE WEEKEND…

Bu toplantıya işletme ve finans, hükümet, medya, din, tıp, bilim, teknoloji ve sanat alanındaki liderler için yalnızca davetli olanlar katılıyor, konuşmalar kayıt altına alınamıyor ve dışarı sızdırılamıyor….Her yıl çok önemli isimler bu toplantı ile bir araya geliyor.

ZAPSU,ÇİN'E "ELEKTRİK" İLE UZANIYOR...

Şimdi efendim sizlerle Çin’e doğru uzanacağız…Çin’i ve tüm Uzakdoğu’yu Rothschild Ailesi ile birlikte yöneten, KUKLACI:KÜRESEL KONSEYİN EFENDİLERİ kitabımızda da yer verdiğimiz Dünya’nın en güçlü 13 ailesinden bir tanesi Lee Ailesi…

Lee Ailesi elinde bulundurduğu Çin’in en büyük 4 bankası ve yüzlere şirketi sayesinde bugün yaklaşık 4 trilyon dolara hükmetmekte.Lee Ailesi’nin finanstan sonra en etkin olduğu alan ise enerji özellikle elektrik enerjisi….Çin’in elektrik santrallerinin %70’i bu ailenin…

Şimdi efendim Çin’in enerji özellikle de elektrik enerjisi sektörü “perde arkasında” bu Lee Ailesi’nin kontrolünde olup küresel piyasalarda da güçlü bir yere sahip devasa bir enerji şirketi var…

Bu şirket ise HARBIN ELECTRIC CORPORATION… İşte az önce Rothschild bağlantısından bahsettiğimiz Zapsu burada da karşımıza çıkmakta zira kendisi HARBIN ELECTRIC CORPORATION’un da danışmanı oluyor…

Bu arada Cüneyd Zapsu’nun eşi üzerine kayıtlı BEYZA ZAPSU ENERJİ ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİ ile Zapsu Ailesi’nin enerji sektörüne de el attığını belirtelim…Tesadüf işte...

YABANCI SERMAYE DELOİTTE'E, DELOİTTE ZAPSU'YA DANIŞIYOR!

Şimdi tarih yapraklarını 2012-2015 yılları arasına çeviriyoruz…Niye bu tarihler derseniz bu yıllar arasında yabancı sermaye adeta Türkiye,’ye akın ederek Türkiye tarihinde görülen en yüksek rakamlardaki satın alma ve birleşmelerin büyük bölümünü gerçekleştirdi gerçekleştirdi.

2012 yılında 22 milyar dolarlık, 2014 yılında 18 milyar dolar,2015 yılında 15 milyar dolarlık “Satın Alma ve Birleşme” yapıldı…Tabii ki yerli sermaye içerisinde de satın alma ve birleşmeler yaşansa da toplam birleşme ve satın almalarda bu oran çok düşüktü...

Bu yıllar arasındaki satın alma ve birleşmelerin çok büyük bir bölümü yabancı sermayenin "satın almaları" şeklinde oldu...

Peki bu satın almalar esnasında, satınalmaları yapan firmaların büyük bölümü hangi “Danışmanlık Firmasından” hizmet aldılar? İngiliz Deloitte Global’den… Peki 2012-2015 yılında Deloitte Global’in Türkiye “KIDEMLİ DANIŞMANI” kimdi derseniz cevap basit: Tabii ki Cüneyd Zapsu…

ZAPSU'NUN "STK" SEVDASI (!)

Aynı zamanda DEİK üyesi de olan Cüneyd Zapsu aynı zamanda bir “STK” sevdalısı…(!)

Kendisini nerede görüyoruz mesela?
SOROS’un Türkiye’de 1 numaralı adamı olan Can Paker biliyorsunuz bu “STK” işinin pir-i azamı…
İşte bu Can Paker SOROS fonları ile meşhur TESEV’i kuruyor… Cüneyd Zapsu orada… Danışma Kurulu Üyesi

Can Paker sonraları PODEM’i kuruyor…Cüneyt Zapsu’yu yine TESEV’den İbrahim Betil (TESEV 49 Numaralı Kurucu Üye), Üstün Ergüder (TESEV 116 Numaralı Kurucu Üye),Osman Kavala (TESEV ilk Yönetim Kurulu Üyesi) gibi isimler ile birlikte PODEM’de de görüyoruz…

Bu kez “YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI”…. Aynı zamanda PODEM’in en önemli “BİREYSEL DESTEKÇİ”lerinden birisi olmuş yani “finansör” olmuş kendisi PODEM’e…

Başka kimler “BİREYSEL DESTEÇİ” bu PODEM’e derseniz liste kabarık…Ebru Özdemir (LİMAK),Erdal Aksoy,Fettah Tamince (RİXOS OTELLERİ),Fırat Çeçen (IC HOLDİNG),Murat Vargı,Pelin Akın,Özalp Rona,Yırcalı,Serdar Erener (REKLAMCI)…

Hani dosyamızın MEY İÇKİ’nin özelleşmesi bölümünde demiştik ya Zapsu ile LİMAK’ın yolları, yıllar sonra bir STK ile kesişecek diye… İşte o STK PODEM oluyor…

Bu arada Can Paker’in PELİKAN OPERASYONU’nun merkezi olan Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi yahut yeni adı ile BOSPHORUS GLOBAL’in de “perde arkasındaki” isim olduğunu, bu Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi’nin gerek PELİKAN OPERASYONU’nu nasıl dizayn ettiğini, gerekse İngiltere üzerinden kurulan küresel ilişkileri, “stratejik” ve “derin” İngiliz bağlantılarını KRİPTEKS DERGİSİ okuyucuları çok iyi biliyor zira KRİPTEKS E-DERGİ’nin 3.sayısında bunları tüm detayları ile yazdık…

Bu arada sadece üye olmakla kalmıyor Cüneyd Zapsu STK’lara...Eşi Beyza Subaşı’nın başında olduğu bir de vakıf kuruyorlar: GENÇ HAYAT VAKFI…

Bu vakıfta Serdar Bilgili’nin BİLGİLİ HOLDİNGİ’nden,CİNER GRUBU’na,Garanti Bankası’ndan,J.P MORGAN CHAE’den,Cüneyd Zapsu’nun Yönetim Kurulu üyesi olduğu AKKUYU NÜKLEER’e, Zapsu’nun “Kıdemli Danışmanı” olduğu TEXAS PASİFİC CAPİTAL’den,UNILEVER,’e,İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan, Türkiye Ulusal Ajansı’na,MUDO ve LC WAIKIKI’den The Worl Bank’a kadar pek çok kurum ve kişiden sponsor ve bağışlar ile “projeler” düzenleniyor.

Peki vakfın Beyza Zapsu’nun başkanı olduğu vakıfta Başkan Yardımcılığı görevini kim yapmakta? SOROS’un Türkiye’deki 1 numaralı ismi Can Paker’in oğlu Hasan Kerim Paker!

Kerim Paker başka nerde görevli dersiniz? SOROS’un Türkiye’de en büyük yatırımı yaptığı üniversite olan BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Mütevelli Heyeti üyesi oluyor kendisi…

Başka?

Hasan Kerim Paker’i Chemist Chemical A.Ş’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak görmekteyiz… Şirketin bir başka yönetim kurulu üyesi ise dikkat çekmekte: Kutlu Öncü Uçum…

Kutlu Öncü Uçum ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hukuk başdanışmanı Mehmet Uçum’un oğlu…

Yani SOROS’un 1 numaralı adamı Can Paker’in oğlu, SOROS’un en büyük yatırımı yapğtığı üniversitesinin mütevelli üyesi, Zapsu’nun Genç Yaşam Vakfı’nın Başkan Yardımcısı Hasan Kerim Paker, Cumhurbaşkanı başdanışmanı Mehmet Uçum’un oğlu ile ticarette… Nasıl güzel mi dostlar?

Bu kadar girift ilişkiler ağı, bu kadar küresel bağlantı işle “DÜNYA’NIN DANIŞTIĞI ADAM” dememiz boşuna değil Cüneyd Zapsu için...

Ve eğer Ankara kulislerinde Zapsu için şimdilik fısıltı halinde konuşulan “Sahalara geri dönecek” sesleri yüksek sesle dile getirilmeye başlanırsa,dengeler çok değişikliğe gebe demektir.

Celal Eren Çeli̇k Hakkında

9 Mayıs 1980 tarihinde Ankara'da Dünya'ya gelen Celal Eren Çelik,1999 yılında yerel bir gazetede başladığı gazetecilik hayatına 2000 yılı itibariyle IŞIK TV,BAŞKENT TV,PARLAMENTO DERGİSİ, EKONOMETRİ DERGİSİ'nde muhabir,editör ve program sunucusu olarak devam etti... 2002 yılında hafta içi 5 gün yayınlanan "GÜNÜN İÇİNDEN" programını 385 bölüm hazırlayıp sundu. 2009 yılında sarı basın almaya hak kazandı.Aynı sene dünyaca ünlü haber kanalı BBC'nin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ortaklaşa düzenlediği bir eğitime katıldı,eğitim sonrası gerçekleşen sınavda başarılı olarak o yıl Türkiye'de 34 gazetecinin aldığı "Uluslararası Gazetecilik" sertifikasını aldı. Yine 2009 yılında Başkent TV'de "Celal Eren Çelik ile Son Ajans" isimli gece haber bültenini hazırlayıp sundu."SON AJANS" isimli gece bülteni 400 bölüm yayınlandı.Aynı kanalda hafta içi Salı günleri yayınlanan "ALTERNATİF GÜNDEM" programının hazırlayıcısı ve sunucusu oldu. Meslek hayatı boyunca iki yüzden fazla özel habere imza atan Celal Eren Çelik,Türkiye'nin önde gelen siyasetçi,iş adamı ve akademisyenleri ile çeşitli röportajlar gerçekleştirdi. 2011 yılında kuruluş sürecindeki BEYAZ TV'nin gece editörü olarak göreve başlasa da yaşanan editöryal müdahaleler sonrasında görevinden istifa ederek "Medya Metropol" firmasını kurdu. Gazetecilik faaliyetlerini daha sonra kurulan ikinci firması "Medya Metropolis" üzerinden sürdüren Celal Eren Çelik halen Medya Metropolis bünyesinde yer alan ve Ankara genelinde yayın yapan Metropol Gazetesi ve ulusal olarak yayın yapmakta olan ekonomi ve iş dünyası dergisi EKO PRESTİJ ve dijital olarak yayın hayatını sürdüren KRİPTEKS DERGİSİ'nin İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürmektedir.Celal Eren Çelik son olarak gazzetta9.com haber sitesini kurarak Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenmiştir. Celal Eren Çelik ilk kitabını İÇERİDEN FETHEDİLEN KALE:CHP ismi ile çıkartırken, ikinci kitabı ise KUKLACI:KÜRESEL KONSEYİN EFENDİLERİ ismi ile okuyucularla buluşmuştur.Çelik ayrıca e-kitap olarak yayınlanan ve 9 kitaptan oluşan bir dijital kitap serisinin de yazarıdır. 14 yıllık bir evliliği olan Celal Eren Çelik, halen tarih,gizli cemiyetler ve örgütlenmeler ile siyaset alanındaki araştırma çalışmalarına devam etmektedir.

Yorumlar

Üyeliğiniz durdurulmuş veya giriş yapmadığınız için yorum yazamıyorsunuz..

Kadi̇r
Chatham House Sevr’i hazırlayan kurum olarak biliniyor. 1900’lerin başında oluşturulan ancak 1920’de resmiyete dökülen kuruluşun ilk adı “Yuvarlak Masacılar”dı.
Kadi̇r
Bu masa, İsrail devletinin kuruluşuna öncülük etmiş, Osmanlı’yla, Orta Doğu’yu ilk parçalayan Sykes-Picot haritalarını çizmiş ve Sevr’i yapmıştı.
Kadi̇r
Daha sonra bu masa, resmi bir kuruma dönüştürülerek, “Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstütüsü” adı verilmişti.
Kadi̇r
Kuruluşun en önemli özelliği ise, dünyada meydana gelen sorunları, savaşları tartışıp yönlendirmesi olmuştur. Bu kuruluşun aynı zamanda Exeter Üniversitesi’yle bağlantısı olduğu belirtiliyor
Kadi̇r
Abdullah Gül ve Fehmi Koru’nun eğitim gördüğü Exeter, 2006’da Gül’e, 2007’de de İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu’na doktora payesi verdi.