Analiz

img

Celal Eren ÇELİK Yazdı: AKP "PİRAMİDİ" ÇÖKERKEN

gazzetta9.com ÖZEL ANALİZ

Celal Eren ÇELİK

Seçimlerden hemen 48 saat sonra gazzetta9.com da kaleme aldığımız KAYBEDİLEN BÜYÜKŞEHİRLERDEN ÇOK DAHA FAZLASIDIR başlıklı yazımızda AKP'yi bunca yıl iktidarda tutan "PİRAMİT" yapılanmasını anlatmış ve bu "rant koalisyonu" temeline dayanan "piramidin" çöküşü bağlamında, kabul etmek istemese de AKP için büyük bir hezimet olan bu seçimlerdeki kaybın niçin "BÜYÜKŞEHİRLERDEN ÇOK DAHA FAZLASI" olduğunu detayları ile yazmıştık...

( KAYBEDİLEN BÜYÜKŞEHİRLERDEN ÇOK DAHA FAZLASIDIR yazımızı okumak için https://www.gazzetta9.com/analiz/celal-eren-celik-yazdi-kaybedilen-buyuksehirlerden-cok-daha-fazlasidir linkine tıklayınız)

Bu yazımızda bir noktaya da özellikle dikkat çekmiştik ve AKP "piramidini" oluşturan en alt ve 2. katmanda çözülme sürecinin başlayacağı öngörüsünde bulunmuştuk.

Yine özellikle YSK ve Merkez Bankası başta olmak üzere yargı dahil pek çok kurumda artık AKP'yi "kızdıran" kararların çıkacağını göreceğimizi ifade etmiştik...

VE "ÇÖKÜŞ" BAŞLADI...

Seçimlerin bitmesinin üzerinden 15 gün geçmesine rağmen ısrarla verilmeyen mazbata ve İstanbul seçimleri konusundaki AKP'nin son talebini YSK'nın "kanunsuz" bularak reddi bunun en son somut göstergesi olurken asıl önemli gelişme AKP tabanında yaşanmaya başlanan ve Erdoğan'ın dahi endişe ve panikle karşıladığı çözülme süreci...

AKP içerisinde "kemikleşmeyen" ve "oy geçişkenliğine" açık %10-12'lik bir kitlenin varlığı yadsınamaz bir gerçeklik... Bu kitle bu zamana dek özellikle ekonomik kaygılar ile AKP'nin politikalarından memnun olmasa da,en azından ekonomik istikrarın korunması adına AKP,'ye oy vermeye devam etti.

Bu kitlenin büyük çoğunluğunu ise AKP iktidarının özellikle 2002-2007 yılları arasında "bankalara borçlandırarak" ev,araba almasını sağladığı kitle oluştruyor.Bu kitle aslında banka kredileri ile uzun vadeli borçlandırılarak AKP'nin "istikrar" kelimesinin esiri yapıldı.

Ancak Türkiye'nin ekonomik durumunu artık AKP'nin bırakın stabil halde tutmayı giderek daha kötü hale getirdiğini gören bu kitle, pozisyon değiştirerek AKP'ye oy vermeyi bırakıp kendisine en yakın  bulduğu parti olan MHP'ye oy vermeye başladı.Bu bağlamda MHP lideri Bahçeli'nin "Oylarımız %18" açıklanması dikkatle ve yeniden okunmalı.

Bahçeli'nin bu tespitine göre aslında topluma %46 olarak sunulan Cumhur İttifakı içerisindeki AKP oylarının eriyerek %35-36 bandına gerilediğini görüyoruz.

İşte Erdoğan'ı korkutan tablo budur..

ERDOĞAN'IN KABUSU VE İLK ÖNLEM HAMLESİ....

"Muhafazakar" profildeki seçmen üzerindeki 17 yıllık siyasal dominasyonunu ve hegemonyasını kaybettiğini gören Erdoğan işte tam da bu nedenle ve gayet "bilinçli" olarak İmam Hatipliler Derneği'nin Genel Kurulundande ilk çıkışını yapmıştır.

Direkt "kemik kitlesine" seslenen Erdoğan, "Dava adamlığı" vurgusu yaparken,kendi ağzı ile "Seçimlerden sonra sendika değiştirmeler başladı.Herkes bir tarafa savruluyor" sözleri ile tabandaki çözülmeyi de itiraf ederken, verdiği "Dava adamı" mesajı ile kendi kitlesi üzerinde ideolojik motivasyon ile yaşanan çözülme sürecine set çekme gayretine girmiştir.

Erdoğan'ın tespiti ve çıkışını konumlandırdığı kitle ilk etapta yanlış gözükebilir..Zira çözülme halen Erdoğan'ın mesaj verdiği "koyu muhafazakar-kemik AKP" seçmeninden değil, "kemikleşmeyen,konjonktürel AKP'li" seçmen profilinden başlamıştır.Ancak Erdoğan siyasal süreçlerin  çözülme aşamasında,bir "domino etkisi ile" yaratarak başlayan bu tip süreçlerin partilerin farklı seçmen katmanlarını tetiklediğini çok iyi bilen bir siyasetçidir.

O nedenle aslında kendince stratejik olarak doğru hamleyi yaparak kendi "kemik seçemen" tabanını başlayan çöküş ve çözülme sürecinde yaşanması olası bir "domino etkisinden" korumak için ön alma çabasındadır...Zira MHP'ye geçen "kaygan" seçmenin bir kısmını yeni politik hamleler ile geri getirebileceğini,geri gelmeyen kesimin yarattığı boşluğu ise farklı siyasal hamleler ile "telafi" edebileceğini düşünen Erdoğan, AKP iktidarının ana taşıyıcı kolonu olan "kemik seçmenine" bu domino etkisininin bir kere sirayet etmesi halinde ise bunun geri dönüşü olmayan bir "siyasal tasfiye" süreci başlatacağını çok iyi bilmektedir.O nedenle direkt olarak öncelikle "kemik kitlesi" üzerinden mesajını vermiş ve kendi siyasal periferisini korumaya alma gayretine girmiştir.

ERDOĞAN ARTIK İMAMOĞLU'NU RAKİP OLARAK GÖRÜYOR

Öte yandan Erdoğan'ın ilerleyen süreçte her ne olursa olsun artık Kılıçdaroğlu'nu değil İmamoğlu'nu muhatap alarak hareket ve stratejisini,engelleme çabalarını, hamlelerini İmamoğlu üzerinden kurguladığını göreceğiz. Kendisinin geçirdiği süreci yaşaması muhtemel bir İmamoğlu'nun artık karşısındaki ana siyasal figür /rakip olarak konumlandığını Erdoğan çok net olarak görmüştür. Zaten Ankara'da Mansur Yavaş'ın başkanlığını kabullenirken, İmamoğlu'na direnişinin temel sebeplerinden birisi de buradan kaynaklanmaktadır.

ERDOĞAN'IN EN BÜYÜK KAYBI:PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK...

Erdoğan "PİRAMİT ÇÖKERKEN" belki de en büyük sıkıntıyı 15 senedir kesintisiz süregelen psikolojik üstünlüğü kaybettiği için yaşamaktadır.

Psikolojik üstülüğü kaybetmiş olmak Erdoğan'ın yeni hamle seçeneklerini azaltır ve manevra alanını daraltırken,yaşanan tüm bu sıkıntıların üzerine Erdoğan'ın kendisine iktidar yolunu açan "Dış Dünya desteğini" neredeyse tamamen kaybetmiş bir siyasal figür oluşu, zamana yayılacak olsa da- Kimse AKP'nin 2001'de DSP'nin yaşadığı gibi bir anda %1-2'lere inmesini beklemesin, bu tamamen ham hayalciliktir- PİRAMİDİN ÇÖKÜŞÜ'nün kaçınılmaz son olarak karşımızda duruşunu göstermektedir.

ARTIK BELİRLEYİCİ PARTİ MHP'DİR

Önümüzdeki sürecin belirleyici partisi ise AKP üzerindeki "nüfuzu" çok daha artan MHP olacaktır.Pek çok süre.te MHP'nin imzasının görüleceği ve süreçlerin MHP isteklerine uygun olarak yönetileceği bir dönemi yaşayacaktır Türkiye.

Cumhur İttifakı içerisindeki MHP lehine yaşanan "nufuz artışı" ise AKP içerisinde zaten bu ittikatan ötürü yaşanan ve sadece üst yönetim kadroları ile sınırlı olmayıp,il-ilçe teşkilatlarına kadar yansımış bulunan "MHP VE İTTİFAK KARŞITI" gurubun parti içerisinde çok daa fazla sesinin çıkacağı bir dönemi işaret etmektedir.Erdoğan bir yandan partisinde seçmen kaynaklı yaşanan çözülmeyi durdurmak ve hasarı minimize etmek, bir yandan ise parti içerisinde otoritesinin sorgulanmasının önüne geçmek zorunda olduğu yani ilk defa parti içi sıkıntılara da enerji harcaması gereken çok zorlu bir süreç ile karşı karşıyadır.

VE "PİRAMİT ÇÖKERKEN"...

Tüm  bu siyasal verileri alt alta koyduğumuzda söylenecek son söz ise ""PİRAMİT ÇÖKERKEN" artık hesap bu çöküşü durdurabilmek değil, "ÇÖKÜŞÜ GECİKTİRMEK" ve "ÖNCELİKLİ KURTARILACAKLAR" listesinin hazırlığı başlamıştır" şeklinde olacaktır...

 

 

Celal Eren Çeli̇k Hakkında

9 Mayıs 1980 tarihinde Ankara'da Dünya'ya gelen Celal Eren Çelik,1999 yılında yerel bir gazetede başladığı gazetecilik hayatına 2000 yılı itibariyle IŞIK TV,BAŞKENT TV,PARLAMENTO DERGİSİ, EKONOMETRİ DERGİSİ'nde muhabir,editör ve program sunucusu olarak devam etti... 2002 yılında hafta içi 5 gün yayınlanan "GÜNÜN İÇİNDEN" programını 385 bölüm hazırlayıp sundu. 2009 yılında sarı basın almaya hak kazandı.Aynı sene dünyaca ünlü haber kanalı BBC'nin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ortaklaşa düzenlediği bir eğitime katıldı,eğitim sonrası gerçekleşen sınavda başarılı olarak o yıl Türkiye'de 34 gazetecinin aldığı "Uluslararası Gazetecilik" sertifikasını aldı. Yine 2009 yılında Başkent TV'de "Celal Eren Çelik ile Son Ajans" isimli gece haber bültenini hazırlayıp sundu."SON AJANS" isimli gece bülteni 400 bölüm yayınlandı.Aynı kanalda hafta içi Salı günleri yayınlanan "ALTERNATİF GÜNDEM" programının hazırlayıcısı ve sunucusu oldu. Meslek hayatı boyunca iki yüzden fazla özel habere imza atan Celal Eren Çelik,Türkiye'nin önde gelen siyasetçi,iş adamı ve akademisyenleri ile çeşitli röportajlar gerçekleştirdi. 2011 yılında kuruluş sürecindeki BEYAZ TV'nin gece editörü olarak göreve başlasa da yaşanan editöryal müdahaleler sonrasında görevinden istifa ederek "Medya Metropol" firmasını kurdu. Gazetecilik faaliyetlerini daha sonra kurulan ikinci firması "Medya Metropolis" üzerinden sürdüren Celal Eren Çelik halen Medya Metropolis bünyesinde yer alan ve Ankara genelinde yayın yapan Metropol Gazetesi ve ulusal olarak yayın yapmakta olan ekonomi ve iş dünyası dergisi EKO PRESTİJ ve dijital olarak yayın hayatını sürdüren KRİPTEKS DERGİSİ'nin İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini sürdürmektedir.Celal Eren Çelik son olarak gazzetta9.com haber sitesini kurarak Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenmiştir. Celal Eren Çelik ilk kitabını İÇERİDEN FETHEDİLEN KALE:CHP ismi ile çıkartırken, ikinci kitabı ise KUKLACI:KÜRESEL KONSEYİN EFENDİLERİ ismi ile okuyucularla buluşmuştur.Çelik ayrıca e-kitap olarak yayınlanan ve 9 kitaptan oluşan bir dijital kitap serisinin de yazarıdır. 14 yıllık bir evliliği olan Celal Eren Çelik, halen tarih,gizli cemiyetler ve örgütlenmeler ile siyaset alanındaki araştırma çalışmalarına devam etmektedir.

Yorumlar

Üyeliğiniz durdurulmuş veya giriş yapmadığınız için yorum yazamıyorsunuz..